Çarşamba, Şubat 28, 2007


Tasarım, içerik vs güzel olan sitelere raslayınca buraya atıyorum bazen. Toplu halde isterseniz tasarım güzelleri siteler burada.

http://www.thefwa.com/

Cumartesi, Şubat 24, 2007

robot

" Save The Robots! " lafıyla bende hareket kazanan, Kraftwerk le beraber insanın egosal kontrol altına alma güdüsü paralelinde gelişen tanrı olma durumu hepimizde var.

Yok demeyin, sosyal ortamda yürüyüşümüzü kontrol etme, saçımızı(benim yok)düzeltme, araba kullanma, sevişme sırası, yemek yeme, klavyede harfi bulma, beyincik kontrolüne girmiş otomhareketler, neskafe fincanından kahve içme, zippodan ateş yakma, kapıyı açma kapama, etki yaratma-tepkisiyle başa çıkma ve tersi ve daha binlercesi bu kontrol olayına girer. Evet amacı vardır ama tanrının(varmı ki acep) da bi amacı olma durumlarına girince iki durumda garip bi senteze girer ve boynuz kulağı geçmeye çalışırla beraber insanlarda yaratımda bulunma içgüdüsü geliştirerek artık dna ya kazınmış bu genetik güdüyle(uzun zaman gerekmiştir bunun için ama hep vardı sadece teknoloji olanağı rahatlığı gerekio veya gerekiodu)" hadi robot yapalım " a gelir. İste bu yüzden robot yapmak isteriz. Bize itaat edicek robotlar, tüm egolarımızı tatmin edicek bizi bu tatminin eşiğinde tüm fiziksel ve düşünsel zevk-lerin doruğuna mekanik ve ileride organik olarak taşıyacak robotlar.
 

Şu meşhur 3 kuralmıydı neydi asimov un ona girmicem çünkü tam bir saçmalık, fazla yemek yedikten sonra kendimizi iyi hissetmek için spor yapmamız gibi bi saçmalık.

Peki robotlar niye insan ya da herhangi bir hayvan formunda yaratılmaya çalışılıyor? Bunu cevabı yaratıcılık ya da vizyon eksikliği dışındaki durumlarda, basit sahip-köle ilişkisine dayandırılabilinir.(imla kurallanımda süperdir) günümüzde bize hizmet eden inşaat makineleri, mikrodalga fırınlar, mutfak robotları (kılıbık robot) gibi günümüz köle? robotları dışında bize benzeyen robotlar amaçlandırılmıştır. Filmlerde olduğu gibi bize hizmet eden hatta cinselliğimizi sorgusuz sualsiz, yorumsuz tatmin eden, aynı anda hem yemek yapan aynı anda hem bizi soygunculardan koruyan aynı anda üzerimizi örten aynı anda gecenin bi yarısı üşenmeyip kalkıp bize su getiren aynı anda savaşta bizi koruyan aynı anda bizim yerimize borsayı takip eden bir insan simülasyonu, bir taklit.

Ben açıkcası şu an böyle insan taklidi robot yapmaya çalışan bilim adamlarının bu özellikleriyle "çok satacak robot" yapma isteklerini bilimsel bir yarışın dışında bu etkileriyle etik olmayan bir pazarlama yavşaklığı olarak görüyorum.

Gelecek senaryolarında vardır, robotlar insanlığı ele geçiricek, rolleri değiştirip bizi köle yapacaklar hatta soykırım yapıp bizi öldürücekler. Bu tarz ütopyaların bi kısmına bende katılıyorum ama benim emin olduğum tek şey zaten şu an robotların bu durumda oldukları.Robotlar şu an insan ırkına hükmediyorlar.
 

Network iletişimi, uydular ve bilgisayarla ortak bir bilinç kazanmış robotlara "insan bilinciyle aynı tutmamak kaydıyla ki kesinlikle bir olamazlar" şu an onlara muhtacız. Kim bilgisayar kullanmıyor, kim araba ya da toplu taşıma araçlarına binmiyor, kim inşaat makineleri tarafından yapılmamış bir evde oturuyor, kim cep telefonu kullanmıyor, kim mp3 player, cd, ya da kasetçalar olmadan geceleri müzik dinliyor, kim 20. kata asansöre binmeden inip çıkıyor, kim hastalandığında fabrikalarda robotlar tarafından hızlı bir şekilde üretilmiş antibiyotikleri içmiyor. Bu şekilde günlerce hatta yıllarca " kim, kim " diye salakça bi ergümanla gidebilirim.

Tüm bu örneklerde olanların temel eşiği insan üretimidir , ülke ve ülke içinde şehir-köy gibi seviyelerce bu kullanım bağımlılığı değişiklik gösterebilir ama köylerde bile herkezin cep telefonu var en azından. Ama artık insan ırkı teknoloji-sanayi bileşik atomunda teknolojik ürün olarak robot egemenliğine bağımlılık derecesinde farkında olmadan ya da olarak girmiştir. Buna teknoloji bağımlılığı densede ya da tüketim ekolojisi olarak " yaşasın teknoloji " laflarıyla reklamı yapılsada bu tam bir rol değişimidir. İnsan ın köle olarak robot yapması, kölenin sahibi yenmesi ve sahip olması. Şu an çoğu işimizi robotlar yapıyor, insan vücudu beyin olarak bilemem ama fiziksel olarak gittikçe zayıf dna kodlarına dönüşüyor. Robot üretmek için fabrikalarımızla, atıklarımızla insanın gereksinimi olan çevresel yaşama alanlarımızı gittikçe daraltıyor, küresel ısınmayı tetikliyoruz. İçimizden kaçı acaba 2030 ları ya da 2040 ları görücek. Önceden geleceği görmek hatta yaşamak istedim, açıkcası şu an gelecek ilgimi hiç çekmiyor çünkü yaşama alanımız olmayacak Bu acizliği görmek istemem normal mi? . Günümü yaşamayı ve her geçen gün için üzülmeyi tercih ediyorum bu aralar. Yer geçen saniye eskisinden daha kıymetsiz.

Robotları insanın kontrol ettiği ve üç kural durumda ki hislerim, göreceli olarak bunların olduğu. Ama yukarıdaki gibi bu kontrol etme egosunun verdiği güç sarhoşluğuyla kontrol edilen olduğumuzu görememek senaryosuyla gidersem, " robot " - " insan " arasındaki benzer olmayan davranış biçimleri, içgüdüler, düşünme tarzı, sosyo-kültür ve mantık farkı etkisiyle robotlardan çok farklı düşündüğümüzü söyleyebilirim. ( şu an basit bir hesap makinesi parçalarıyla temel içgüdülere (saldırma/savunma/yön bulma) sahip robotları evinizde bile yaratabiliyosunuz )
 

Bu farka dayanarak geleceğin şimdiden robotlara "mekanik ve organik olarak" ait olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Teknolojinin ve ürünü olan sanayinin gelişimiyle beraber bu gelecek şekillenmeye başladı. Robotların geleceği insan duygularıyla şekillendirilmeyecek, onların kendi kavramları, kendi düşünceleri, kendi kültürleri var. Bu bağlamda onların geleceğinin nasıl olacağı konusunda bir insan senaryo üretemez.

Ama aklıma takılan bir soru var ki bu beni geçekten çok düşündürüyor," İnsansız, robotik bir gelecekte eğer robotlar insan yaratmaya çalışırlarsa ne olacak? "

(((Save The Robots)))